GİDİYORUZ …

Seni bütün akşamların geceye çalan bin ihanet kısmında öperim desem de bașın arșa değecek lâkin çıktığım zirvelerim; sana, sinekten küçük… Bunlar “hiç” dediğin vakit. Bunlar senin hiçliğin demesem, her durumda “sen” geçiyor içimden!

Geçiyor içimden; suç mu, günah mı derken!

Sonra yıkıldı bir kapı eşiğinde içten sevgimiz vegerçek bahanemiz oldu “yan yattı çamura battı” Sakıncalı ruhların şeytanla seviştikleri zamanı ne șiirden silebildik ne de bir anımızdan, çünkü her adımına kadar namus bekçileri vardı. Ahlak ne, veya ne değil ahlak? İyi veya kötü davranıșın dünya ölçülerinde karşılık bulması mı? Yanlışa düşmek var mı kaderde? Evet, var hemi de içre haykırışlarından kayalıklara çarpan bir kısmında ki, dağın kenar uçurumları çatlak kayalıklardan yol açmıș bizlere de her yana sebepsizce bastık ayaklarımızı da, yoktu hiç düşeceğimiz.

Hiç düşeceğimiz yer değildi gerçek!

Gerçekten hiç isteğe bağlı bir durum değil, vuku kaderden her beklentimiz… Bu yüzden diyorum ya hâyâl kırıklığı zamanın başka bir ayrıntısı var;kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi kısmını geç!Genel geçer yüreklerden geçmeye sebeplerimiz vardı lâkin kolaya kaçan hâlden bir vakit sonra esaret başlıyordu, öyle mi?Öyle, var öyle bir şey! Hiç söylenmeyen sözlerin senin üzerinde birkaç etkisi var mı veya etkisi yok mu desem, benim ancak bir tahminim var kayda değer diyebilirim ama gümüşten dağların eridiğini görmen lazım.

Görmen lazım desem, yine bir şey söylenmeli!

Neleri söylesem de, neleri söylemeyeceklerimin ihtişamına mutevellit, biraz fark etsen diyorum; lakin, “söz gümüş, sükut altın” diyorlar. Susmak gece yarılarına kadar susmak ne, o derin uykulu hâyâline bir yıldız düşer ki, dulunay çoktan bakır rengini avuçlarına bırakmıştır… Artık; sen, kendi yalnızlığına ram, ivedi kere gün gümbürtüsü ile kimsesizliğin o kollarında istemeden uyanmakzorunda mı kalacaksın ya da o kıyamete kadar hiç mi uyanmayacakısın…? Öte çağrılar ile beriçağrılar aynı şey diyeceksin de bilmiyorum inan ötesini berisini çifte kavruk gözlerinden başka!

Başka bir şey bu bambaşka bir şey!

Karanlığı aydınlatan bir ışık var, bir de karanlığın yuttuğu ışık! Sen, hangi ıșıksın bir diyebilsem, lâkin güneşe kaynak sorulmaz. Leyli dile bir tan ağartısı ile saçların ağartısı ne, farklı bir benzer hâl değil mi? Birinde taze başlangıç, birinde ise meçhul sona doğru garip bir yolculuk. Bak iște gidiyorsun, ben de gidiyorum, düşlerimiz de…Nereye, ne zaman ve nasıl? Sormanın hiç vakti değil, inan gidiyoruz işte!

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

xxx izle porno bedava porno Alexis Texas Asa Akira Riley Reid Kendra Lust Peta Jensen Jada Stevens Mia Khalifa